ABD ve Güney Kore’den 4 yıl sonra, ‘Kuzey Kore’den saldırı’ senaryolu tatbikat

Yüzbaşı Abby Walters
22 Ağustos 2022, 13:53 +03

Güncelleme bir saat ilkin

Jean Mackenzie, BBC Seul Muhabiri

ABD ve Güney Kore, Şimal Kore’ye karşı şimdiye kadarki en büyük cenk tatbikatını yapıyor.

Güney Kore’nin başkenti Seul’ün derhal dışındaki siperde iki hava kuvvetleri albayı omuz omuza oturuyor. Biri Amerikalı, biri de Güney Koreli.

Bilikte, karanlık bir odadaki dev ekranlarda yer edinen Şimal Kore’ye ilişkin uydu fotoğraflarını inceliyor.

Amerikan tarafında operasyon merkezini yöneten Albay Anthony Kuczynsk “Bir Şimal Kore füzesini yerden kalkar kalkmaz tespit etme kabiliyeti var” diyor.

Bundan sonrasında bir algoritma füzenin nereye doğru ilerlediğini tahmin ediyor. Güney Koreli mevkidaşı Albay Soe’ye dönerek, “Sonrasında da benim korkulu Korecem ve onun muhteşem İngilizcesiyle çabucak bir karara varabiliyoruz” diyor.

ABD’ye ilişkin Osan Hava Üssü’ndeki bu opeasyon merkezi, iki askeri gücün tek bir ülkeyi korumak için çaba sarfetmek için ahenkle beraber çalmış olduğu dünyadaki tek yer olması açısından benzeri olmayan bir yer. Kore Savaşı’nın neredeyse 70 yıl ilkin bir sulh anlaşması olmadan sone ermesinden sonrasında ABD’nin Güney Kore’ye verdiği bir taahhüt bu.

İki ülkenin hava kuvvetleri, kara orduları, donanmaları, uzay ve siber operasyonları bu tek odada denetim ediliyor. ABD Başkanı Joe Biden da Mayıs ayında Güney Kore’ye yapmış olduğu ziyarette bunun önemini vurgulamıştı.

Bu hafta dört senedir ilk kez iki ordu cephe tatbikatı meydana getirecek ve ihtimaller içinde bir Şimal Kore saldırısına iyi mi cevap vereceklerini kontrol edecekler. Daha ilkin rutin olan bu tatbikatlar 2018 senesinde ABD ve Güney Kore, Şimal Kore’yi nükleer silahlardan arınmasına ikna etmeye çalışırken iptal edilmişti.

Albay Kuczynski (sağda) ABD Başkanı Joe Biden'ın Mayıs ayında merkeze yaptığı ziyaret sırasında.

Kaynak, Getty Images

Sadece seneler devam eden diplomatik açmaz ve giderek saldırganlaşan bir Şimal Kore’yle yüzleşilmesinin arkasından, iki ülke tatbikatlara geri dönme zamanının geldiğine karar verdi.

Şimal Kore bu yıl içinde, geçmişte tek bir yılda attığından daha çok sayıda roket fırlattı ve füzelerin teknolojisi de giderek ilerledi. Müdafa sistemlerini geçmede ve hedeflerini bulmada daha yetenekli bir hale geliyor benzer biçimde görünüyorlar.

Ayrıca alınan haber alma da Şimal Kore’nin yedinci nükleer denemesini yapmanın eşiğinde bulunduğunu gösteriyor. Bu kez daha minik, ihtimaller içinde bir çatışmada Güney Kore’ye karşı kullanılabilecek bir cephe nükleer silahı deneyebilirler. Buna Şimal Kore lideri Kim Jong-Un ‘un son günlerde yapmış olduğu, Güney Kore’ye karşı nükleer tabanca kullanmaya hazır olduğu ikazları da eklendi.

Tüm bunlar alt alta toplandığında, Seul daha çok risk altında görünüyor ve Güney Kore’nin başkentinin savunulması tatbikattaki senaryolardan biri. Cenk oyunlarında yalnız bir Şimal Kore saldırısını püskürtme değil, düşmana iyi mi karşılık verileceği de kontrol edilecek.

Albay Kuczynski, “Bunu bir sınıfta öğretemem, bu bir sanat. İnsanlara bunu yaşatmam, mümkün olan en yoğun atmosferi yaratmam lazım. Kore Körfezi fazlaca büyük değil ve karşılık vermek için zamanımız fazlaca kısıtlı” diyor.

Sadece bu tatbikatların, tüm bu tarz şeyleri bir işgal için prova olarak algılayan Şimal Kore’yi tahrik edeceği kaygıları da var. Tatbikatların başlamış olacağı haberi bile Şimal Kore liderinin, ABD ve Güney Kore’yi Kore Körfezi’ni “savaşın eşiğine getirmek” suçlaması yapmasına niçin oldu.

Pyongyang’ın daha çok roket kontrol ederek, beklenen nükleer testini yaparak ve hatta minik çaplı bir çatışma başlatarak misillemede bulunacağından korkuluyor.

Şimal Kore Müdafa Bakan Yardımcısı Şin Beomçul, BBC’ye yapmış olduğu açıklamada, Şimal Kore’yi kışkırtma suçlamalarının adil olmadığını savundu ve Şimal Kore’nin gelecekte girişebileceği askeri hamlelerden tatbikatların görevli tutulmaması icap ettiğini söylemiş oldu:

“Bu tatbikatların müdafa maçlı bulunduğunu biliyorlar ve yalnız bir bahane olarak kullanıyorlar. Kendi askeri ve siyasal amaçlar için provokasyonlar yapacaklar. Kısaca eleştirilerini dinleyemeyiz.”

operasyon merkezi

Hava üssünde, yerin üstünde ABD’li cenk uçağı pilotu Yüzbaşı Abby Walters, eğitim uçuşu için hazırlanıyordu. Güney Korelilerle beraber uçmanın kendisini iyi mi daha etkin kıldığını açıklıyor:

“Beraber eğitim uçuşları yaparsak havadaki iletişimimiz daha da kolaylaşıyor, böylece daha süratli gidebiliyor ve işimizde daha ölümcül olabiliyoruz.”

Sadece bazıları, Güney Kore’nin ABD’nin yardımıyla beraber bile Şimal Kore’nin bir nükleer roket saldırısı yapması halinde kendisini savunup savunamayacağını sorguluyor. Geçen yıl hazırlanan bir raporda, mevcut müdafa sistemlerine rağmen, Pyongyang’ın bir roket fırlatması halinde başarı göstermiş olma ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştı.

Üs komutanı Korgeneral Scott Pleus ise buna şiddetle karşı çıkıyor. Generale Şimal Kore’nin kaydettiği ilerleme sorulduğunda, kendinden güvenli bir halde “Ikimiz de ilerledik” diyor.

Bu tatbikatlar bununla beraber Şimal Kore’yi silahlarını kullanmaktan caydırmak için meydana getirilen bir güç gösterisi.

Seul, Pyongyang’ın nükleer tabanca kontrol etmesi halinde “yüksek yoğunluklu” bir misilleme yapacağı uyarısında bulunmuştu. Bakan Yardımcısı Şin, Amerikan bombardıman uçaklarının ve öteki silahların Güney Kore’ye gönderileceğini teyit etti. Ek olarak Seul’ün Washington ile beraber ek ambargolar koyacağını söylemiş oldu.

Şin, “Roket müdafa sistemlerinde asla % 100 güvence yok fakat bizlere saldırma isteklerini engelleyebiliriz” dedi.

(*4*)

Kaynak, KCNA

Güney Kore’nin kendi nükleer silahı yok. Nükleer şemsiye diye malum bir düzenlemeyle korunuyor. Anlaşmada ABD, gerekirse Seul’ü korumak için kendi nükleer silahlarını kullanmayı taahhüt ediyor.

Bunun Şimal Kore’yi bir nükleer hücum düzenlemekten caydırmaya kafi olması umuluyor. Sadece Güney Koreliler bu düzenlemeden giderek daha rahatsız bir hale geldi. Bu yıl meydana getirilen bir ankette iştirakçilerin % 71’i , Güney Kore liderinin bu şekilde bir planları olmadığını söylemesine rağmen, ülkenin kendi nükleer silahlarını geliştirmesini istiyor.

Fikir şu şekilde:

“Şimal Kore’nin ABD anakarasına ulaşabilecek nükleer silahları var ise, ABD’yi tehdit edip Güney Kore’yle savaştan uzak durmaya ikna edemez mi? Tıpkı Vladimir Putin’in Ukrayna’da nükleer tabanca kullanmaktan bahsetmesi benzer biçimde. ABD hakikaten Seul için San Fransisco’dan vazgeçer mi?”

Korgeneral Pleus ise bu kaygıları gidermeye çalışıyor.

ABD ordusuna mensup 28 bin 500 adam ve kadının her bigün bu körfezde konuşlu olması, insanlara müthiş bir rahatlama hissi vermeli. Burada kalıcıyız ve onları korumak için buradayız”

Şimal Kore’yi caydırmayı amaçlayan bu cenk oyunları, sonunda Pyongyang’ı tahrik edebilir ve en azından silahlarını tecrübe etmek ve geliştirmek için bir bahane sunabilir. Sadece giderek daha kuvvetli hale gelen bir düşman karşısında, ABD ve Güney Kore hazırlıklı olmaktan başka pek fazla seçenekleri olmadığına inanıyor.

Comments are closed.