Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğinin önünde iki engel kaldı: Macaristan ve Türkiye

finlandiya ve isvecin nato uyeliginin onunde iki engel kaldi macaristan ve turkiye

Finlandiya ile İsveç’in NATO üyeliğinin önündeki son iki engel Macaristan ve Türkiye. İspanya’nın başkenti Madrid’de 28-30 Haziran tarihleri içinde düzenlenen NATO Zirvesi’nden ortalama üç ay sonrasında 30 ülkenin 28’i yeni üyelere onay veren belgeyi meclislerinden geçirdi. 

Sadece Stockholm ve Helsinki’nin NATO’ya hemen hemen kabul edilmemesinin sebebi Ankara ve Budapeşte’nin onay vermemiş olmaları. 

Eylül ayında Finlandiya Dışişleri Bakanı, Macar mevkidaşının Finlandiya ile İsveç’in üyeliklerine yönelik herhangi bir itirazlarının olmadığını kendilerine ilettiğini söyleyerek bu mevzuda güvence vermişti. 

Bu tarihten birkaç hafta ilkin, ağustos sonunda Macaristan Bölgesel Kalkınma Bakanı (ve eski AB Komiseri) Tibor Navracsics, Helsinki’yi ziyaret etmiş ve Finlandiyalı milletvekillerine ülkesinin NATO üyelik başvurusunu gecikmeden onaylayacağını söylemişti.

Aynı tarihlerde Finlandiya hükümeti tarafınca meydana getirilen bir basın açıklamasında “Macaristan, Finlandiya’nın NATO üyeliğini destekliyor, sadece Macaristan Parlamentosu’ndaki onay süreci devam ediyor.” denilmişti.

Sadece bu hafta Başbakan Viktor Orbán’ın liderliğini yapmış olduğu Fidesz Partisi’nden politikacılar, muhalefetin sert eleştirilerine yol açan bir adımla, hem Finlandiya hem de İsveç’in NATO’ya katılım sürecinin oylanmasını hızlandıracak bir önergenin meclise sunulmasını engelledi. 

Önergeyi sunmaya çalışan Macar Milletvekili Bertalan Toth, “Bu anlaşılmaz ve gerekçesiz bir adım.” sözleriyle iktidar milletvekillerine tepkisini dile getirdi. 

Toth, “Finlandiya ve İsveç, NATO’nun emin ortaklarıdır. 1994’ten bu yana İttifak’ın Sulh için Ortaklık programı içinde olmuşlardır. Geçmişten günümüze NATO liderliğindeki sulh destek operasyonlarında etken rol oynadılar ve oynuyorlar.” diye konuştu. 

Katılım sürecinin görüşülmesi kuramsal olarak halen Macaristan Parlamentosu’nun gündeminde olsa da herhangi bir tarih belirlenmiş değil. Bu da mevzunun şimdilik geri planda kalmış olduğu anlamına geliyor.  

Bu, Finlandiya ve İsveç için ne anlama geliyor?

Helsinki ve Stockholm’de, perde arkasında, NATO üyeliği mevzusunda oldukca süratli yol aldıklarını düşünen yetkililer son engellere takıldıklarını düşünerek bir hayal kırıklığı yaşayacaktır.

Peki bu iki ülkenin Orban ve hükümeti üstünde daha çok baskı oluşturmak için yapabileceği bir şey var mı?

Helsinki merkezli Finlandiya Internasyonal İlişkiler Enstitüsü’nden araştırmacı Minna Alander, “Finlandiya’nın bu mevzuda yapabileceği fazla bir şey olmayabilir.” diyor.

Euronews’e konuşan Alander, “Muhtemelen Fidesz, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğini, AB Komisyonu’nun hukukun üstünlüğü kaygıları sebebiyle Macaristan’a yönelik fonları dondurma önerisiyle ilişkilendirmeyi umuyor. Orban, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği söz mevzusu olduğunda Türkiye’nin kervanına katılıyor şeklinde görünüyor. Erdoğan birkaç gün ilkin bu ülkelerin üyeliğini engellemeye devam edebileceklerini açıklamıştı. Bu devam etmiş olduğu sürece Macaristan’ın da harekete geçmesi pek ihtimaller içinde görünmüyor.” ifadelerini kullandı. 

Türkiye ile durum nedir?

Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğini geciktirme öne sürülen sebebi Macaristan’ın durumundan daha karmaşık.

Türkiye ilk etapta bu iki ülkenin NATO üyeliklerini desteklediğinin sinyalini vermişti. 

Nisan ayı başlangıcında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Niinistö içinde meydana getirilen bir telefon görüşmesinde Finler herhangi bir mesele yaşanmayacağına dair güvence almışlardı. 

Bir ay sonrasında ise Türkiye iki İskandinav ülkesinin NATO’ya katılamamasına niçin olarak, bu ülkelerin Ankara’nın ‘terör örgütü’ olarak görmüş olduğu gruplara destek verildiği iddiası da dahil olmak suretiyle, ortaya bir takım niçin koydu. 

Madrid’de meydana getirilen NATO zirvesine bir ay kala, kapalı kapılar ardında yürütülen yoğun diplomasinin arkasından Türkiye, üyelikleri destekleme mevzusunda anlaşmaya vardı. 

Ek olarak aradaki anlaşmazlıkları aşmak için de üçlü görüşmelerin başlatılması buna dahil edildi. 

Ağustos ayında Finlandiya’da başlayan bu görüşmelerin sonbaharda da devam etmesi bekleniyordu sadece ay başlangıcında Erdoğan, tekliflerin onaylanması mevzusunda gene frene bastı. 

Erdoğan 1 Ekim’de Ankara’da parlamentonun açılışında milletvekillerine Finlandiya ve İsveç’in güvenlik ve terör mevzusunda “Türkiye’ye verdikleri sözleri yerine getirmemeleri halinde” üyelik adımını bloke edeceğini söylemiş oldu.

Erdoğan, “Ülkemize verilen sözler tutulana kadar bu konudaki ilkeli ve emin duruşumuzu sürdüreceğiz.” dedi.

Stockholm Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Paul Levin, İsveç Haber Ajansı TT’ye verdiği mülakatta, “İsveç’in NATO başvurusu hakkında karar vermek resmi olarak Türk Parlamentosu’na bağlı fakat en sonunda karar verecek olan Erdoğan’dır. Erdoğan duygusal bir kişiliğe haiz ve kendisini kırılmış hissederse muhatabını cezalandırmayı seçebilir.” ifadesiyle topun direkt Cumhurbaşkanı Erdoğan’da bulunduğunu dile getirdi.

Askeri teçhizat

Türkiye, ABD’den F-16 harp uçakları almak için yeşil ışık bekliyor. Keza Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine dair kararını da Amerikalıların bu anlaşmayı onaylaması için baskı unsuru olarak kullanmak istiyor olabilir. 

Finlandiya Internasyonal İlişkiler Enstitüsü’nden Türkiye uzmanı Toni Alaranta, kısa süre ilkin yayınladığı bir brifingde “Türkiye’nin stratejik çıkarları ittifakın (NATO) geri kalanından giderek daha çok ayrışıyor.” dedi.

Alaranta, “Türkiye’nin Batı ile Rusya içinde denge politikasını kararlılıkla sürdürmeye çalmış olduğu bir dönemde, dış siyaset elitlerinin NATO’nun genişlemesini desteklemenin en sonunda Türkiye’nin çıkarına olup olmadığı mevzusunda son aşama şüpheli oldukları sonucundan kaçmak zor.” ifadesini kullandı. 

Ek olarak Alaranta, Türkiye’nin NATO’ya daha çok Şimal ülkesinin üye olmasını “Batı-Rusya ilişkilerini daha da gerecek” potansiyel bir yıkıcı unsur olarak gördüğünün de olasılık dahilinde olduğu yorumunda bulunmuş oldu. 

Bununla beraber Türkiye’nin eninde sonunda Finlandiya ve İsveç’in üyeliğini onaylayacağını belirten Alaranta, “Bu bir tek vakit ve baskı meselesi.” dedi.

Comments are closed.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More

Privacy & Cookies Policy