Sedat Peker: Sosyal medyada eski müttefiklerine savaş açan organize suç örgütü lideri

  • Mahmut Hamsici
  • BBC Türkçe
4 Haziran 2021

Güncelleme 2 Eylül 2022

Sedat Peker, ilk gençlik yıllarından itibaren çeşitli dönemlerde cezaevinde yattı.

Kaynak, Sedatpeker.com

Sedat Peker’in hikayesi İstanbul’un ‘arka sokaklarındaki’ kriminal vakalarla başladı, Susurluk’ta ortaya çıkan yapılanmalara doğru yol aldı.

Büyük bir maddi güce ve ilişki ağına ulaşan Peker, uzun bir cezaevi sürecinden sonrasında AKP’ye yanaştı ve bir dönem devamlı muhalif kesimlere ‘gözdağı’ verdi.

Son dönemde ise YouTube videolarıyla, yurt dışından iktidar çevrelerini hedef alıyor.

BBC Türkçe, Peker’le ilgili açık kaynaklardan ulaşılabilen resmi raporlar, kendisiyle ilgili çıkmış haberler ve kitaplar, Peker’in verdiği röportajlar ve demeçler ile bazı dava dosyalarını inceleyip Peker’le ilgili detaylı bir profil çıkardı.

İstanbul’un Anadolu yakasında ilk faaliyetler

Sedat Peker 1971, Sakarya doğumlu. Ailesinin Kafkasya kökenli bulunduğunu ve memleketlerinin Rize bulunduğunu her fırsatta konu alıyor.

Hemen hemen ortaokul-lise yıllarında sertlik vakaları içinde yer almaya başladığı anlaşılıyor.

Gençlik yıllarını ağırlıklı olarak geçirdiği yer, İstanbul’un Anadolu yakası.

Bir söyleşisinde “Ben cezaeviyle 17 yaşlarında tanıştım” diyor.

Bir dönem esrar kullandığını konu alıyor.

Eğitim yaşamını bir noktada bıraktığı anlaşılıyor.

Gene bu yıllarda hastanelerde ruhsal tedavi gördüğünü de söylüyor.

Bir dönem basında çıkan haberlere bakılırsa, askere gitmemek için çürük raporu almış olduğu, buna da görevde olduğu dönemde emekli Tuğgeneral Veli Ufak’ün destek olduğu öne sürülüyor.

O ise “kendisinin askere gitmek için müracaat yaptığını sadece sinir tedavisi görüyor olması ve cezaevinde yatmış olması şeklinde nedenlerle askere alınmadığını” söylüyor ve Ufak iddiasını da reddediyor.

Cezaevinde pekişen ağlar

Peker’in, 1980’lerin sonu, 1990’ların başlangıcında bazı aile üyeleri ve arkadaşlarından oluşan grubu giderek genişleyen bir yapı haline geldi.

Adının karıştığı, bilhassa de Bağdat Caddesi’ndeki suç iddiaları giderek arttı.

Bu zamanda bazen gözaltına alındı, cezaevine girdi. Güvenlik’te işkence gördüğünü iddia etti.

Bir eski emniyetçi, “Peker’in ağlarının cezaevinde genişlediği” yorumunu yapıyor. Bu ağlar, zaman içinde bir organize suç örgütüne dönüştü.

Onu tanıyanlar, Peker’in, basit bir mahalle kabadayısında bulunmayacak bazı özelliklere haiz olduğu görüşünde.

Ana para-mafya-siyaset bağlantılı bazı devlet yetkililerinin bu özellikleri fark etmiş olduğu ve değerlendirdiği düşünülüyor.

Peker'in ağlarının cezaevinde genişlediği yorumu yapılıyor.

Kaynak, Sedatpeker.com

Medyatikliğe doğru ilk adımlar: Gidişat röportajı

1990’ların ortasında Peker artık yalnız ‘yer altı dünyasında’ ya da Kadıköy-Bağdat Caddesi-Sahrayıcedit-Göztepe-Bostancı hattında bilinmekten çıktı ve kamuoyunun gözünde bir mafya figürüne dönüştü.

İlk söyleşilerinden biri, 1996’da Gidişat dergisinde yayımlandı.

O yıl, Peker hakkında Rize’de bir kişiyi öldürmeye azmettirdiği suçlamasıyla bir dava açılmıştı.

‘Terör örgütleriyle onların yöntemiyle savaşacağım’

Peker Gidişat’ya, “başta adam yaralama olmak suretiyle değişik suçlardan 18 sabıkası bulunduğunu fakat mafya yakıştırmasından hoşnut olmadığını” söyledi.

Söyleşide, geçmiş yıllarında uyuşturucudan ölen arkadaşları bulunduğunu, insanları uyuşturucuya alıştırıp öldürenlerin vurulması icap ettiğini savundu.

Peker, suç örgütleriyle savaşım ettiğini iddia ediyor ve sonrasında ‘terörist gruplar’ kavramından da bahsedip dikkat çekici bir cümle kuruyordu:

“Tüm terör örgütleriyle onların yöntemiyle savaşacağım.”

Peker, medyadaki ilk röportajlarından birini Tempo dergisine verdi. Peker için 'Reis'ten önce bir dönem 'Köroğlu' lakabının kullanıldığı görülüyor.

Kaynak, Gidişat

2. MİT ve Susurluk raporlarında Peker

Peker’in bu röportajından ortalama 4 ay sonrasında 2. MİT raporu olarak malum rapor kamuoyuna sızdı.

Raporda, Güvenlik Genel Müdürlüğünce PKK ve Dev-Sol’a karşı faaliyetler için kullanılıyor görüntüsü ile hususi bir suç ekibi kurulduğu belirtiliyor ve grubun “devrin Güvenlik Genel Müdürü Mehmet Ağar’a bağlı olup Em. Gn. Md. Müşaviri Korkut Eken tarafınca sevk ve yönetim edilmiş olduğu” belirtiliyordu.

Bu grupla bağlantılı “Ülkücü mafya” kategorisinde Peker’in de adı yer alıyordu.

Bundan birkaç hafta sonrasında meydana gelen Susurluk kazası, devlet-siyaset-mafya ilişkilerini ortaya döktü ve ortaya çıkan görüntünün MİT raporuyla uyuştuğu öne sürüldü.

Kaza sonrası devrin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş tarafınca hazırlanan raporun bir bölümünde Peker’in de adı geçti.

Raporda, Peker’in telefonla Jandarma İstihbaratı’na kayıtlı numaraları ve Veli Ufak’ü pek fazlaca kez aramış olduğu tespit edildi.

Ek olarak birçok kişiyle beraber Peker’in de, fazlaca sayıda faili bilinmeyen katliam ve yasadışı olayın zanlısı, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’a ilişkin telefonu da aramış olduğu ortaya çıktı.

TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu’nun raporunda ise bilgisine başvurulan eski Güvenlik İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı, “MİT’ten Mehmet Eymür ve ekibi ile Güvenlik’ten Mehmet Ağar’ın kendisi ya da kendisine bağlı İbrahim Şahin ve Kokut Eken’in içinde bir çatışma bulunduğunu, kendilerine bağlı olan alttaki mafyacı unsurların bile kavgaya başladıklarını, sözgelişi, Sedat Peker yada Drej Ali’nin bir gruptan olmasına karşılık Hadi Özcan’la Yeşil mafyasının öteki gruptan olduklarını ve bunların birbirlerini öldürmeye çalıştıklarını” söylemiş oldu.

Tüm bu tespitler, Peker’in içine girmiş olduğu devletle bağlantılı ağlara dair bazı detayları ortaya koyuyordu.

Peker, olayın azmettiricisi olduğu iddiasını kabul etmedi. Zanlılara avukat masrafları için yardım ettiğini, cezaevinde de para gönderdiğini söyledi.

Kaynak, Özgürlük

Bebek’teki barmen cinayeti iddiası

1997 senesinde bir TV kanalı, İstanbul Kuruçeşme’deki She Bar’da çalışan Oğuz Atak adlı bir barmeni, vücudundaki Tanrı yazısı da bulunan dövmeler sebebiyle hedef gösterdi.

Atak haberden sonrasında Bebek Parkı’nda silahla öldürüldü.

Çıkan haberlerde, zanlılar Hüseyin Ulaş ve Alaattin Polat’ın Peker’in adamları olduğu öne sürüldü. Vakayla ilgili Peker hakkında soruşturmada takipsizlik sonucu verildi.

Peker, “Polat ile Ulaş’ı tanımış olduğu için avukat harcamalarına destek bulunduğunu, cezaevinde kendilerine para gönderdiğini, öldürülmesi emirini vermediğini” belirttikten sonrasında ekleyecekti:

“Şahsın öldürülmesi vakasına da üzülmedim.”

ANAP’lı vekilin sözüyle yurda dönüş

Hakkında suçlamaların artmasının arkasından Peker bu yıllarda yurtdışına çıktı ve iddialara bakılırsa Romanya ve Bulgaristan’da bulunmuş oldu.

1998, yeraltı dünyası açısından tehlikeli sonuç bir yıl oldu.

Kürşat Yılmaz Bulgaristan’da, Alaattin Çakıcı ise Fransa’da düzenlenen operasyonlarla yakalandı.

Peker de yapmış olduğu görüşmeler sonrası hususi bir uçakla Romanya’dan Türkiye’ye geçip teslim oldu.

O dönem ANAP milletvekili Enis Sülün’ün, dönüşü mevzusunda Peker’le görüştüğü ortaya çıktı. Sülün, ondan sonra Peker’le görüştüğünü kabul etti.

Sülün’ün Peker’e, döndüğünde işkence yapılmayacağına dair güvence verdiği iddia edildi.

Peker Türkiye’ye döndükten sonrasında çevresindeki bir grupla beraber yargılandı ve cezaevine girdi.

Bir yıldan azca süre kalmış olduğu Bayrampaşa Cezaevi’nde de gene gazetelerin manşetlerindeydi.

Peker’in koğuşunda tadilat yaptırdığı, burayı lüks eşyalarla donattığına dair haberler yapılmış oldu.

Depremle başlamış olan ‘hayırseverlik’ imajı arayışı

‘Halkla ilişkiler’ emek harcamaları senelerce mühim oldu Peker için.

Bunun ilk görünür adımı 1999 Marmara depreminde geldi.

Peker grubu zelzele sonrası Adapazarı’nda yiyecek dağıttı.

Devrin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, dağıtım meydana getirilen yerde Peker’in adının yer almış olduğu tabelanın kaldırılması emirini verdi.

İlerleyen yıllarda Peker, adını birçok şehirdeki yardım faaliyetleriyle duyurdu.

Ayrıca ekonomik gücü de artıyordu.

Eğitim, reklam, emlak, kerestecilik şeklinde sektörlerde ticari faaliyetleri bulunduğunu söylüyor, yasa dışı yollardan gelir elde etmiş olduğu iddialarını reddediyordu.

Duygu Asena, Milliyet gazetesi için Peker'le söyleşi yapmıştı.

Kaynak, Milliyet

Duygu Asena röportajı ve dikkat çeken kitap merakı

Peker’in son dönemlerdeki YouTube videolarında da ortaya çıkan kitap merakı, 1990’larda da gazetecilerin dikkatini çekmişti.

Mesela 1999’da Milliyet gazetesi için Sedat Peker’in evine giderek bir söyleşi meydana getiren Duygu Asena, Peker’in fazlaca kitap okuduğunu aktarıyordu.

Birkaç yıl sonrasında Akif Beki’nin sunmuş olduğu, Kanal 7’deki Kırmızı Işık programına da Peker birçok kitapla gelecekti.

Balkan Kardeşler cinayeti üstünden iddialar

Medyada Peker grubunun adı, 2001’de İstanbul Bostancı’daki bir katliam üstünden gündeme geldi.

18 Mayıs 2001’de, 20’li yaşlardaki Ebru ve Işık Balkan adlı iki kız kardeş evlerinde öldürülmüş bir halde bulunmuş oldu.

Ebru Balkan’ın sevgilisi olduğu belirtilen ve Peker’in grubundan olduğu öne sürülen Fikret Aydın başta olmak suretiyle zanlıların yargılandıkları dava başladı.

Sadece dava sürerken iki yeni katil zanlısı ortaya çıktı.

Milliyet gazetesinin cinayetle ilgili bir haberi.

Kaynak, Milliyet

Sonrasında bu kişilerden Seylan Çördük, “Fikret Aydın’ın kendisine suçu üzerine almasını istediğini, maddi ve tinsel kazanç elde edebileceğini, bunun garantisinin de Sedat Peker ve kendisi bulunduğunu söylediğini” belirtti.

Öteki sanık Sacettin Yıldız ise cinayeti işlediğine dair ifadesinin işkence altında ve avukatı olmadan alındığını öne sürdü.

Dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşındı ve mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin bazı maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti.

Buna rağmen davanın seyri değişmedi.

Vakit içinde davaya bakan hakim ile Sedat Peker içinde bağlantı kurulduğuna dair iddialar da basına yansıdı.

Peker, Fikret Aydın’ı tanıdığını, arkadaşı bulunduğunu, hakkında “Bu cinayetlerle ilgisi olmaz” diye düşündüğünü deklare etti.

Öztürkler gecesiyle ilgili Milliyet gazetesinde çıkan haber.

Kaynak, Milliyet

Öztürkler sitesinin açılışında ünlüler geçidi

2002’de Peker’in kurduğu Öztürkler web sitesinin Hilton Otel’deki açılışı ise hem Peker’in artık daha siyasal mevzularla gündeme geleceğinin hem de devlet, ana para, futbol ve eğlence dünyası içinde sıkı bağlar kurduğunun bir göstergesi niteliğindeydi.

Eski devlet bakanları Mehmet Ali Yılmaz, Sadi Somuncuoğlu, Abdülhaluk Çay; eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Muhittin Fisunoğlu, eski Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, emekli Tuğgeneral Veli Ufak, ortalama 1500 kişilik davetliler arasındaydı.

İbrahim Tatlıses’ten Seda Sayan’a, Mehmet Ali Erbil’den Gönül Yazar’a müzik ve magazin dünyasından birçok meşhur isim de gecedeydi.

İlerleyen günlerde sitenin çağrısıyla, kamuoyunda “PKK’lılara yönelik Topluma Kazandırma Yasası” olarak malum ‘Eve Dönüş Yasası’na karşı Avşa Adası’nda yapılmak istenen bir yürüyüşe ise izin verilmedi.

Peker, Abdullah Çatlı'yla ilgili bir anmada, Çatlı'nın mezarı başında.

Kaynak, Sedatpeker.com

Peker’in Ideal Ocakları ve MHP ile bağları var mı?

Sitenin açılışı Peker’in Ülkücülük ile ilişkisini de münakaşaya açtı.

Peker medyada ‘Ülkücü baba’ sıfatıyla içeriyor, ‘2. MİT raporu’nda da ‘Ülkücü mafya’ kategorisinde bulunuyordu.

Peker’in seneler içinde Ülkücü Ocağı ya da MHP bağlantılı birçok kişiyle ilişki geliştirdiği de görülüyordu.

Bununla birlikte geceden sonrasında, Ideal Ocakları ve MHP içinden Peker’e tepki geldi.

MHP, partinin Beykoz ilçe yönetiminin geceye iştirak etmesi sonrası ilçe yönetimini feshetti.

Devrin Ideal Ocakları İstanbul İl Başkanı Levent Temiz, “Yalnız ismimizi kullandılar. Bunlar para için her türlü kirli işi yaparlar” açıklamasını yapmış oldu.

Peker o dönem “Ben hayatımın hiçbir bölümünde Ülkücüyüm demedim. Ben Turanistim” diyecekti.

Kendisini eleştiren bir MHP yöneticisine cevap verirken Peker, “Bilhassa Alparslan Türkeş’in genel başkanlığı döneminde partide fazlaca sayıda yakınımız vardı. Kafkasyalı olmamız sebebiyle de antikomünizm şeklinde bir saplantımız da var” dedi.

Peker ile Veli Küçük'ün sık iletişim kurdukları, Susurluk döneminde ortaya çıktı.

Kaynak, DHA

Peker hangi sıfatla Veli Ufak’le görüşüyordu?

Ayrıca Peker’in bazı ilişkileri de sorgulanmaya başlanmıştı.

Bunların başlangıcında gelen isim, Susurluk döneminde de iddialarla gündeme gelen, Kutlu Savaş’ın raporunda da Peker’le telefonla görüştüğü ortaya çıkan Veli Ufak’tü.

Peker, Akif Beki’nin 2002’deki programında, “Ufak’ü Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanıyken tanıdığını, kıymet verdiği bir insan bulunduğunu, kendi bölgelerinde cezaevlerinde yatmakta olan bazı uyuşturucu satıcılarının firar etmeleri üstüne kendisinden yardım istendiğini” söylemiş oldu.

Beki’nin bunun karşısında sordurulmuş olduğu “Veli Ufak Paşa hangi sıfatla sizin desteğinize başvuruyor?” sorusuna ise “devlet birimlerinin her vatandaşın bilgisine başvurabileceği şeklinde” yanıt verdi Peker.

Peker, seneler sonrasında Ufak’le beraber yargılanacakları Ergenekon davasındaki ifadesinde ise “Ufak’ü babasının arkadaşı olması sebebiyle tanıdığını, Alay’da kendisini bazen ziyaret ettiğini, aralarında herhangi bir ilişki olmadığını” savunacaktı.

Bu dava dosyasına giren telefon görüşmelerinde, Peker’in araları bozuk olan Veli Ufak ve emekli yarbay Korkut Eken’i barıştırmaya çalmış olduğu da görüldü.

Korkut Eken: Peker’i vazife itibarıyla tanıdım

Öztürkler gecesinde verilen Türklüğe hizmet plaketlerinden biri de, TSK, MİT ve Güvenlik’te vazife yapmış bir isim olan Korkut Eken için hazırlanmıştı.

Sadece o dönem Eken, Susurluk davasında tutuklu olduğundan plaket, oğluna verildi.

Gazeteci Saygı Öztürk’ün ‘Madalyalı Mahkûm’ ve ‘Devletin Derinliklerinde’ kitaplarında Eken’in Peker ve Alaattin Çatlı’yı, “vazife itibariyle tanımış olduğu ve onlarla vazife ciddiyetiyle beraber olduğu, onlarla amir-memur ilişkisi kurduğu” yönünde ifadeleri içeriyor.

Eken bir ifadesinde ise Peker için “Yoksul fukara babasıdır. Bazı insanoğlu şeklinde görevdeyken ayrı, emekliyken ayrı davranışlarda bulunmamıştır” diyor.

Korkut Eken, Peker'in YouTube videolarıyla da gündeme geldi.

Kaynak, Sözcü

Peker, gene 2002’deki Kırmızı Işık programında Beki’nin ’emeklilik’ ifadesini hatırlatıp bunun anlamını sorması üstüne “Eken’in tanımış olduğu, saygı duyduğu bir devlet görevlisi bulunduğunu” belirttikten sonrasında o cümleyi “Yanlış anlamadır” diye yorumladı.

“Devlete hizmette her insanın destek olacağını” söyleyen Peker, “Bu şekilde bir halde hizmetimiz ileride de söz mevzusu olacaksa bundan onur duyarız, geçmişte bu şekilde bir hizmetimiz var ise, olmuşsa da bu da bizim için onurdur” dedi.

Peker, 23 Mayıs 2021’de yayımladığı bir video kaydında, Korkut Eken’in Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’nın öldürülmesi mevzusunda kendisine geldiğini, ona ağabeyi Atilla Peker’i yönlendirdiğini, ikisinin bunun için Şimal Kıbrıs’a gittiklerini sadece vakası gerçekleştiremediklerini iddia etti. Vakayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Arif Doğan: Peker mafya değil

Peker’in, JİTEM’i kurduğunu iddia eden, emekli Jandarma Albay Arif Doğan’la da vazife yıllarında bağlantısının olduğu ortaya çıktı.

“JİTEM’i ben kurdum” adlı bir kitap yazan Doğan, bu örgütlenmeyi sonrasında Veli Ufak’e devrettiğini savunmuş, Ufak ise bu iddiayı reddetmişti.

Peker, 1998’deki bir ifadesinde “Doğan’ın, uyuşturucu firarileri mevzusunda kendisinden yardım istediğini, kendisininse muhbir olmadığı yanıtını verdiğini” belirtti.

Doğan, ise kitabında Peker’le ilişkisini uzun bir halde söyledi.

“Peker’in mafya değil, delikanlı bulunduğunu” korumak için çaba sarfeden Doğan, “kendisiyle ara ara görüştüğünü, kimi zaman kendilerinin Peker’den kimi zaman de Peker’in kendilerinden talepleri bulunduğunu savundu”.

Doğan, Doğu ve Güneydoğu’dan getirilen bazı itirafçıların Peker’in yanına verildiğini de iddia etti.

Emekli albay, Peker’in Çeçenistan harbinde yaralananlara yardım ettiğini de öne sürdü.

Ayrıca Peker, bir röportajında Avrasya feribotunu kaçıran Muhammet Tokcan ile ilişkisi bulunduğunu da doğruluyordu.

Aydınlık dergisinin Peker'le ilgili haberi. Peker ilerleyen yıllarda eğitim alanından çekildiğini açıkladı.

Kaynak, Aydınlık

Gülen Yapılanması ve Peker ilişkisine dair iddialar

Sedat Peker ile Fetullah Hoca Yapılanması içinde ilişki olduğuna dair de bazen iddialar ortaya atıldı.

Mesela 1998’de Aydınlık dergisinde çıkan bir haberde Peker’in o yıllarda hususi okul ve dershaneler satın almış olduğu, buralarda eski öğretmenleri işten atıp yerlerine Gülen Yapılanması mensuplarını almış olduğu öne sürüldü.

Akın Birdal’a suikast girişiminin tehlikeli sonuç adı eski uzman çavuş Cengiz Ersever, bir ifadesinde, “Peker’in Fetullah Hoca’le ilişkilerinin bulunduğunu, Gülen’in Peker’e 10 milyon dolar para aktarma ettiğini” iddia etti.

Bu iddia için “Deli bile oturur güler” diyen Peker, açıklamasında Gülen için “Sayın Fetullah Hoca Hoca” tabirini kullandı.

Peker, Haziran 2015’te ise gazeteci Emre Uslu’nun kendisini mafya olarak nitelemesine karşı Twitter’dan yapmış olduğu açıklamada, Gülen Yapılanması’nın senelerce kendisinden astronomik bağışlar aldığını öne sürdü.

Peker, özetle şunları yazdı:

“Eğer ki ben mafyaysam benim çocuklarımı hizmet evlerinde niye yetiştirdiler? Eğer ki ben mafyaysam 92 yılından itibaren tertipli olarak benden niçin himmet, kurban, burs adı altında astronomik bağışlar kabul ettiniz? Eğer ki ben mafyaysam hocaefendinin isminin yazdığı ve yalnız 10 tane olan altın saatten bana niçin armağan yolladınız? Eğer ki ben mafyaysam Kimse Yok Mu Derneği’ne benim kundaktaki çocuğum adına gönderdiğim yüklü bağışları niçin kabul ediyordunuz?”

Uslu buna, “kendisinin Cemaatin sözcüsü olmadığı” yanıtını verdi.

Peker ilerleyen yıllarda Ergenekon davasında kendisini Gülen Yapılanması üyelerinin hapis yatırdığını ve onlarla içinde düşmanlık bulunduğunu söyleyecekti.

Olayla ilgili Hürriyet gazetesinde çıkan haber.

Kaynak, Özgürlük

Saldırı iddiası

Eylül 2003’te Peker’in adı medyada bir saldırı iddiasıyla gündeme geldi.

Haberlerde Ukraynalı bir kadının, geçirdiği kanama üstüne Peker’e ilişkin olduğu öne sürülen Beykoz’daki villadan hastaneye götürülmüş olduğu belirtiliyordu.

Hanım, ilk ifadesinde, bu villada kendisini değişik isimle tanıtan Peker’in cinsel tacizde bulunduğunu söylemiş oldu.

Bunun üstüne polis bazı kişileri gözaltına aldı ve evde arama yapmış oldu.

Vaka medyada ‘Peker’in villasına saldırı baskını’ şeklinde ifadelerle yer aldı.

Kelebek operasyonu dosyasındaki ifadelere bakılırsa Peker, “vakayla ilgisi bulunmadığını, sonrasında gidip kendisinin savcılığa ifade verdiğini, yaşananlar üstünden kendisine bir komplo kurulduğunu” savundu.

2005'te Milliyet gazetesinde çıkan, Peker'in Zekeriya Oral'la ilişkisine dair bir haber.

Kaynak, Milliyet

Kelebek Operasyonu

2004’te Sedat Peker ve grubuna yönelik Kelebek Operasyonu yapılmış oldu.

Peker, ‘çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak ve yönetmek’, ‘hürriyetinden yoksun bırakmak’ ve ‘evrakta sahtecilik’ şeklinde çeşitli suçlardan toplam 14 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Dava, Peker’in güvenlik, yargı, politika, futbol, eğlence ve ana para çevrelerinde kurduğu derin ilişkileri ve ulaşmış olduğu ekonomik enerjisini gözler önüne serdi.

Dosyada, zorla işyerine el koymaktan tehditle hisse almaya, ihtilaf çözümü karşılığı büyük paralar elden etmekten ihaleye fesat karıştırma girişimlerine kadar birçok iddia yer aldı.

Telefon kayıtları, CHP içinde de krize neden oldu.

Kaynak, Milliyet

Dosyada yer edinen görüşmeler, Peker’in siyasetçilerle ilişki mevzusunda son aşama pragmatik davrandığını da gösteriyordu.

Tapelere bakılırsa AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Zekeriya Oral’ın Peker grubu adına iş takip edeni yapmış olduğu iddia edilirken Peker, Oral ile bir konuşmasında, Oral’dan Adalar ilçesindeki belediye seçimlerinde CHP talibi Demir Demirhan’ı desteklemesini istiyordu.

Bu tapelerin basında yer alması arkasından Oral’ın AKP’deki görevi, Demirhan’ın da CHP’deki adaylığı sonlandı.

Ayrıca daha ilkin operasyonlarda olduğu şeklinde bu davada da Peker’in ilişkide olduğu isimlere altın tespih armağan etmiş olduğu, hatta bazı insanların bu tespihten alabilmek için araya aracı koydukları daha net görüldü.

Peker'in adı, futbol kulüplerinde etkin olmaya çalışma ve futbolda şike iddialarıyla da gündeme geldi.

Kaynak, Milliyet

Ergenekon davası ve HADEP’le ilgili sözleri

Peker, Kelebek davasından cezaevindeyken Ergenekon davası kapsamında da ‘terör örgütü üyesi olma’ suçlamasıyla tutuklu yargılandı ve hapis cezasına çarptırıldı.

Ergenekon ek iddianameleri içinde bulunan bir belgede, Peker’in bir telefon konuşmasında, 1999’da HADEP önde giderken oyların sayım sonucu alınıp sonrasında DSP’nin kazandığının açıklanmış olduğu Mersin’deki mahalli seçimlerle ilgili, “Mersin’i HADEP kazanmıştır. Engelledik bunu. Fakat yasal olarak HADEP kazanmıştı” söylediği ortaya çıktı.

Peker, Ergenekon davasının fiilen çöktüğü 2014 senesinde tahliye oldu.

Kelebek ve Ergenekon davaları sebebiyle ortalama 10 yıl cezaevinde kalmıştı.

Peker, 2004-2014 yılları arasında cezaevinde yattı.

Kaynak, Sedatpeker.com

Ergenekon tahliyesi sonrası ‘uyum’ açıklaması ve AKP’ye yaklaşma

Peker cezaevi çıkışında kısa fakat tehlikeli sonuç bir izahat yapmış oldu.

“Bu 10 yıl süre zarfında vatanımızda pozitif yönde olan gelişimleri, değişmeleri takip edebildim. Kendimle ilgili hissiyatım, bu gelişmelere ve değişmelere uyum sağlayabileceğim yönündedir” dedi.

Peker bu zamanda giderek AKP’ye yakınlaştı.

2015 Peker için siyasal anlamda tehlikeli sonuç bir yıl oldu.

Peker, Ergenekon davasından tahliye olduktan sonra yaptığı konuşmada "uyum" vurgusu yaptı.

Kaynak, Getty Images

Hemen hemen Cumhur İttifakı’nın kurulmadığı bu zamanda Peker, 7 Haziran geneç seçiminde AKP’ye destek verdiğini deklare etti.

O günlerde Akit gazetesine seçimlerin “Hilal-Haç mücadelesi bulunduğunu” söylemiş oldu.

Ayrıca Anadolu Ajansı’na bakılırsa Peker’e polis koruması da 2015 senesinde verildi.

Akit gazetesi 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi Peker'le bir röportaj yapmıştı.

Kaynak, Akit

Erdoğan’la düğündeki fotoğrafı

Peker, 12 Haziran 2015’te Esma Sultan Yalısı’nda fazlaca sayıda meşhur ismin katılmış olduğu bir düğünle evliliğe ilk adımını attı.

Sadece Peker’i aslolan gündeme taşıyacak olan tam bigün sonraki başka bir düğündü.

Bu, o dönem Yeni Şafak yazarı olan ve Sağlam İrade rumuzlu etken bir Twitter hesabı bulunan Taha Ün ile o dönem Emine Erdoğan’ın hususi kalem müdiresi Gökyüzü Silkin’in Beylerbeyi Sarayı’ndaki nikahıydı ve Peker de davetliler arasındaydı.

Düğünden Peker ve Erdoğan’ı söyleşi ederken gösteren bir fotoğraf karesi paylaşıldı.

Peker bu görüşmeyle ilgili, “Bu fotoğraftaki an, benim toplumdaki normalleşme konumum için mühim bir kırılma anıydı. Ben bunun farkındayım. Bu sebeple de yaşadığım sürecede Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı bu davranışından dolayı minnettar kalacağım” dedi.

Cumhuriyet gazetesinin Peker'in açıklamasıyla ilgili haberi.

Kaynak, Cumhuriyet

İçişleri Bakanı Süleyman Asil geçtiğimiz günlerde mevzuyla ilgili “Sayın Cumhurbaşkanımız bir düğüne gitmiş, ben de birçok düğüne gidiyorum. Ben de olabilirdim o düğünde” açıklamasını yapmış oldu.

7 Haziran seçimlerinde AKP’nin Meclis’teki çoğunluğu kaybetmesi arkasından başlamış olan koalisyon görüşmeleri çökünce yeni bir seçim sonucu alındı.

Türkiye, 1 Kasım’daki seçimlere Güneydoğu’daki çatışmaların tekrardan başladığı, kentlerde saldırıların yapıldığı sert bir atmosferde gitti.

Peker bu dönemden itibaren muhalif çevreleri tehdit etmeye başladı.

İlerleyen yıllarda bu dönem için “O süre korku iklimi oluşturmak lazımdı” diyecekti Peker.

Peker'in Rize mitingindeki sözleri tepkiye neden oldu.

Kaynak, DHA

Rize mitinginde ‘kan akıtma’ mesajı

7 ve 8 Eylül 2015’te, bir grubun Özgürlük gazetesinin bulunmuş olduğu binaya saldırması vakasıyla ilgili seneler sonrasında bu gazeteyi bir milletvekilinin talebiyle kendisinin bastırdığını iddia etti Peker.

Peker’in o dönemki Rize mitingi ise büyük münakaşa yarattı.

Miting 9 Ekim 2015’te, MHP eski il başkanının sahibi olduğu gazete tarafınca ‘Teröre Nalet Mitingi’ adıyla düzenlendi.

Bir eliyle bozkurt bir eliyle rabia işareti yaparak kitleyi selamlayan Peker’in yanında başka etkinliklere de beraber katılacağı, Muhammed Serkan Gül vardı.

Peker Erdoğan’a oy istediği konuşmasında, PKK’yla savaşım eden devlet güçlerinde bahsettikten sonrasında ekledi:

“Ne süre ki bu kadrolar bitkin düşerse, vatandaşın kendini müdafa hakkı doğarsa, meşru savunma hakkı doğduğu süre; adeta dünyanın şah damarları kesilmişçesine oluk oluk hepsinin kanlarını akıtacağız.”

Peker’in sözleri üstüne devrin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “Eski bir MHP’linin düzenlemiş olduğu bir miting. AK Parti’yle hiçbir ilgisi yok, olması imkansız da” dedi.

Devrin MHP Rize İl Başkanı Serkan Birben mitinge tepki gösterdi ve “AK mafyaların yanına gidip milliyetçiliği ayaklar altına aldığınız bir dönemden şimdiki bu zamanda oluşturduğunuz AK mafyaları ileriye sürmeyeceksiniz” diye konuştu.

Peker, 1 Kasım gecesi ise kamuoyunda fazlaca tartışılacak şekilde, Twitter’dan, AKP’ye oy verildiğini gösteren oy pusulalarının fotoğraflarını paylaştı.

Dünya Karapapak Türkleri 1. Kurultayı'nda Peker'e 'Dünya Türklüğü Hakanı Unvanı' verildi.

Kaynak, Sedatpeker.com

Karapapak Türkleri Kurultayı’nda unvan

1 Kasım seçimlerinde AKP Meclis’te tekrardan çoğunluğu elde ederek tek başına iktidar oldu.

Peker ise gündemde kalmaya devam ediyordu.

Mesela 29 Kasım 2015’te, Dünya Karapapak Türkleri Birliği tarafınca düzenlenen, destekçiler içinde Kültür ve Gezim Bakanlığı’nın Dünya Karapapak Türkleri 1. Kurultayı’nda Dünya Türklüğü Hakanı unvanı verildi Peker’e.

Salondaki görsel malzemelerde, Kültür ve Gezim Bakanlığı ile TİKA’nın logoları yer aldı.

Bazı AKP’li milletvekillerinin de katılmış olduğu Kurultay’da eski Kültür ve Gezim Bakanı Yalçın Topçu da bir konuşma yapmış oldu.

Topçu’dan sonraki bakan Mahir Ünal ise Twitter’dan bir izahat yaparak, “etkinlikle Bakanlığın bir ilgisinin bulunmadığını” belirtti.

Sedat Peker'in internet sitesinde paylaşılan, Haluk Kırcı'yla fotoğrafı.

Kaynak, Sedatpeker.com

İmzacı akademisyenlere tehdit: ‘Kanlarınızda duş alacağız’

Peker çatışma sürecine son verme çağrısı meydana getiren akademisyenlere hitaben, 13 Ocak 2016’da sitesinde bir yazı yayımladı.

Sitede şu anda ulaşılamayan yazısında Peker, “bildirinin PKK’ya açık destek vermek anlamına geldiğini” savundu.

Peker, özetlemek gerekirse, “devlet bigün işleyemez hale gelirse, tüm vatan evlatları imza attığınız bildiriyi önlerine alıp evlerine gelecekleini, intikamlarını alacaklarını” söylemiş oldu ve “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” ifadelerini kullandı.

Vaka infial yarattı, akademisyenler suç duyurusunda bulunmuş oldu.

Peker, hakkında oluşturulan davada, ‘üstüne atılı suçların oluşmadığı’ nedeni öne sürülerek beraat etti.

Peker YouTube videolarında ise “Hangi terör örgütüne kim destek verirse versin aynı inanç üzerindeyim sadece bu yazımdan dolayı evlatları eşleri korkmuş olabilir. Onlardan da özür temenni ediyorum” diye konuşacaktı.

16 Nisan referandumu: ‘Sokaklarda bekliyor olacağız’

Peker, 16 Nisan 2017’deki Anayasa değişikliği referandumunda ‘Evet’ oyu çağrısı yapmış oldu.

Bu çağrıyı yapmış olduğu ilk videoda gene sokaktan bahsetti:

“15 Temmuz’da Fethullahçı Terör Örgütü’nün üyelerine karşı iyi mi ki sokaklarda olduysak, referandumu yapmamak adına sokaklara çıkan birileri olursa, onları sokaklarda bekliyor olacağımızı şimdiden bilhassa söylemek isterim”.

Bu süreçte ise İstanbul Beykoz’da bir de miting düzenledi.

Peker, 2019'da AKP'li Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'u makamında ziyaret etti.

Kaynak, Sedatpeker.com

Hakkaniyet Yürüyüşü’nün gündemde olduğu dönemde ‘Boyunlarından bayrak direklerine asacağız’ açıklaması

Referandumda ‘Evet’ sonucu çıkarken Peker’in tartışmalı açıklamaları devam etti.

2017’de, 15 Temmuz’un yıl dönümünde yapmış olduğu konuşmada sözü CHP’nin ‘Hakkaniyet Yürüyüşü’ne getirdi.

“Bazı aşırı solcuların CHP’li Enis Berberoğlu’nun tutulduğu Maltepe Cezaevi’ni basmayı planladığını” öne devam eden Peker şunları söylemiş oldu:

“Onların düşündüğü şeklinde cezaevleri de bigün basılacak. Sadece vallahi onların hayal etmiş olduğu şeklinde değil. Dışarıda yakaladıklarımızın hepsini ağaçlara, bayrak direklerine astıktan sonrasında o cezaevlerine de gireceğiz. Onları cezaevlerinde de asacağız. Boyunlarından asacağız bayrak direklerine.”

Peker hakkında ‘suç işlemeye açıkca tahrik etmek’ suçlamasıyla dava açıldı.

Mahkeme, gene Peker’in üstüne atılı eylemin suç oluşturmadığının anlaşıldığını belirterek, beraatine karar verdi.

Gerekçeli kararda, “terör örgütlerine karşı devlet ve milletin yanında olmanın her Türk vatandaşının borcu ve görevi olduğu” açıklandı.

31 Mart 2019 seçimleri öncesi silahlanma çağrısı

24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gene kamuoyu önündeydi Peker.

Ve tıpkı 1 Kasım 2015 akşamı şeklinde 24 Haziran 2018 akşamı da Peker, Twitter’dan, kendisine gönderilen oy pusulalarının resimlerini tartışmalı bir halde paylaştı.

Olaydaki hukuksuzlukla ilgili ise “Para cezalarını ben öderim, rahat olun kardeşlerim” mesajını paylaştı.

O geceki kutlamalarda çeşitli kentlerde tabanca kullananlar oldu.

Peker, 31 Mart 2019’daki mahalli seçimlerde de tartışmalı açıklamalar yapmış oldu.

4 Şubat’ta yapmış olduğu bir konuşmada hem Cumhur İttifakı’na oy verme çağrısı yapmış oldu hem de “silahlanma ve hazırlıklı olma” çağrısında bulunmuş oldu.

Peker hakkında oluşturulan soruşturmada, “Silahlanma çağrısının ruhsatlı tabanca vurgusu şeklinde yapılması ve bunun tüm vatandaşlar için yasal bir hal olması” nedeni öne sürülerek takipsizlik sonucu verildi.

Peker yenilenen seçimlere gidilen süreçte de “Devletimiz ‘Sokağa çıkın’ dese sokağa çıkarız. ‘Sabır edin evinizde oturun’ derse de evimizde otururuz” dedi.

Sedat Peker adına Suriye'ye gönderilen TIR'lar.

Kaynak, Sedatpeker.com

Suriye iç harbinde silahlı gruplara yardım

Gene bu seneler, Peker’in Suriye’deki bazı gruplara yardım yollamış olduğu bir dönem oldu.

20 Kasım 2015’te Bayırbucak Türkmenlerine, içinde battaniye, askeri giyim ve bot olduğu açıklanan dört TIR yardım gönderdi.

2018’de, Zeytin Dalı Harekâtı’na katılan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensuplarına ilkin çelik yelek sonrasında da bir grup 4X4 arazi aracı yolladı.

Peker ilerleyen dönemde, kendisinin Suriye’ye gönderilmiş olduğu TIR’ların yanına SADAT tarafınca eklenen başka TIR’larla, Nusra Cephesi’ne tabanca gönderildiğini iddia edecekti.

2014-2016 içinde Başbakanlık meydana getiren Ahmet Davutoğlu ise bu iddiaların karşısında, tabanca yardımlarının “yalnız devletin resmi kurumlarıyla ve yalnız Türkmenlere yapıldığını, Peker’in iddialarının araştırılması icap ettiğini fakat asla kendi dönemiyle ilgili olmadığını” söyleyecek, SADAT ise iddiaları reddecekti.

Her yapmış olduğu ve onunla ilgili her meydana getirilen gündem oldu

Peker, bu zamanda hayırsever iş adamı imajını da iyice oturtmaya çalışılıyordu.

Devamlı açılışlara katılıyor ve çeşitli organizasyonlarda ‘Senenin Hayırsever İş Adamı’ Ödülü’nü alıyordu.

En dikkat çekici olanı ise kendisine 2017’de ‘Milliyet Şehrin En İyileri’ ödüllerinde ‘En Hayırsever İş Adamı’ Ödülü verilmesiydi.

Milliyet ise “Markamız onay ve iznimiz olmaksızın kullanılmıştır” açıklamasında bulunmuş oldu.

Peker, bu zamanda hem yaptıklarıyla hem kendisiyle ilgili yapılanlarla kamuoyunda devamlı gündeme geldi.

2014-2020 arasındaki bu zamanda CHP ve HDP, Peker’in faaliyetlerini eleştiren açıklamalar yapmış oldu ve bazen Peker’le ilgili TBMM’de sual önergeleri verdi.

Peker, tartışmalı sözleriyle ilgili açılan çeşitli davalardan beraat etti.

Kaynak, DHA

Türkiye’den ayrılış ve Çakıcı’yla gerilim iddiaları

Sadece Peker’in her anlamda popülerleştiği bu devrin arkasından, 2020’ye doğru işler ters gitmeye başladı ve Peker, Ocak 2020’de yurtdışına çıktı.

Şubat 2020’deki mesajında, “o yıl üniversite mezuniyetini tamamlayıp diplomasını alacağını, ek olarak ticari ilişkileri için oturum alma işlemlerini tamamladığını” söylemiş oldu Peker.

Bu ayrılış, Alaattin Çakıcı ile Sedat Peker içinde, daha ilkin de gündeme gelen gerilim iddialarının arttığı bir dönemde yaşandı.

16 senedir cezaevinde bulunan Çakıcı, MHP’nin ön ayak olduğu yeni infaz düzenlemesi kapsamında 15 Nisan 2020’de tahliye edildi.

Peker ve Çakıcı arasındaki gerilimle ilgili söylentilerin arttığı bir dönemde, bir kişinin araya girmesiyle gerginliğin sona erdiği iddia edildi.

Peker Balkanlar döneminde Tik Tok’tan Twitter’a toplumsal medya hesaplarında çoğunlukla siyasal olmayan paylaşımlar yapmış oldu.

Operasyonda, Peker'in Beykoz'daki villası da arandı.

Kaynak, DHA

Güvenlik’ten Peker operasyonu

9 Nisan 2021 sabahı Güvenlik güçleri, Türkiye’de Peker ve grubuna yönelik operasyon başlattı.

Değişik illerde 100’den fazla adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Onlarca şüpheli gözaltına alındı, aramalarda fazlaca sayıda tabanca, mermi ve çelik yelek ele geçirildi.

Peker hakkında soruşturma: Ağırlaştırılmış müebbet talebi

Sedat Peker’in lideri olmakla suçlandığı suç örgütüne yönelik davanın görülmesine geçen Aralık ayında başlandı.

İddianamede, Sedat Peker’e, “Tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme”, “Suç işlemek amacıyla silahlı teşkilat kurma ve yönetme”, “Mevcud suç örgütünün ürkütücü gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme”, “Tefecilik”, “Silahla kasten yaralama” suçlamaları yöneltiliyor.

Davada 26’sı tutuklu, 92 sanık bulunuyor.

Sedat Peker hakkında istenen toplam ceza ise ağırlaştırılmış müebbet ve 262 yıl 8 aydan 392 yıl 4 aya kadar hapis.

Peker'in videoları milyonlarca izlenme rakamına ulaştı.

Kaynak, Getty Images

YouTube videolarıyla oluşturulan yeni dönem

Ülke değiştiren ve son olarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne yerleşen Peker, Nisan 2021’deki operasyondan kısa süre sonrasında, YouTube’da videolar yayımlamaya başladı.

Videolarda, operasyonda ailesine saygısızlık yapıldığını ve kendisine dönüş sözü verildiği halde tutulmadığını öne sürdü.

İlerleyen dönemde, ilk videolarla ilgili “Yalnız bir özür beklemiştim” dedi.

Beklediklerinin yapılmaması üstüne videolardaki tonunu sertleştirdi ve iktidar çevrelerini hedef aldı.

Videolar, milyonlarca kez seyredildi.

YouTube’den Twitter’daki bildiri zincirlerine

Peker’in videoları 10. bölümün arkasından sonlandı.

Kendisi bunun, Birleşik Arap Emirlikleri yetkililerinin tavrıyla ilgili bulunduğunu öne sürdü.

Bir süre sonrasında ise Peker, iddialarını hem kendisinin olduğu kabul edilen hem de kendisine yakın adların Twitter hesaplarından uzun zincirlerle duyurmaya başladı.

Münakaşa yaratan iddialar

Peker’ın YouTube ve Twitter’da yapmış olduğu, birçoğu yolsuzluk iddiasını barındıran bu paylaşımlar kamuoyunda münakaşa yarattı.

Peker ilk paylaşımlarında; eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, AKP milletvekili oğlu Tolga Ağar, Turkuvaz Medya grubu CEO’su Serhat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Asil, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu olan iş insanı Erkam Yıldırım, emekli yarbay Korkut Eken, Kıbrıslı iş insanı Halil Falyalı, gazeteci Hadi ve Süleyman Özışık kardeşler şeklinde isimlerle ilgili iddialarda bulunmuş oldu.

Peker, Ağar’ı, Gülen Yapılanması’yla ilişkili olduğu suçlamasıyla ceza alıp tahliye edilen, Palmali Tüm ortaklık’in sahibi Mübariz Mansimov Gurbanoğlu’na kumpas kurmakla ve Mansimov’a ilişkin Yalıkavak Marina’yı ele geçirmekle suçladı.

Sedat Peker; Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in, Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürtmek için kendisinden tetikçi talep ettiğini de iddia etti.

2015’teki Özgürlük gazetesi saldırısını kendisinin yaptırttığını, bunu kendisine bir iktidar partisi milletvekilinin yapmasını söylediğini öne sürdü, Demirören grubunu hedef aldı.

Bazı milletvekillerine yüklü oranda para yolladığını iddia etti.

sedat peker'in açıklamaları

Peker son olarak kamu görevlisi ve siyasetçilerin de içinde bulunduğunu savunduğu, iş insanlarına yönelik bir rüşvet ağı iddiasında bulunmuş oldu.

Bu kapsamda AKP Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, eski Ana para Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı ve Taşkesenlioğlu’nun adam kardeşi Ali Fuat Taşkesenlioğlu, eski Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu, eski Cumhurbaşkanlığı Iktisat Politikaları Kurulu üyesi Korkmaz Karaca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) üyesi Salih Orakcı şeklinde isimlerle ilgili çeşitli iddialar öne sürdü.

Bu süreçte birçok şahıs haklarındaki iddiaları reddetti.

Bu iddialar sonucu işlerinden ayrılanlar, görevlerinden alınanlar oldu.

Bazı siyasal partiler iddialarla ilgili suç duyurusunda bulunurken bazı kişiler ise Peker’e karşı dava açtı.

Kim olduğu, anlattıkları kadar anlatmadıklarında da saklı

Bugün Peker’in anlattıkları kimileri tarafınca ‘itirafçılık’ olarak yorumlanıyor.

Sadece Peker anlatımlarında kendi geçmişiyle detaylı informasyon paylaşmıyor.

Kamuoyu, Peker’in sokaklarda başlamış olan ve üst kademelerdeki yetkililerle ilişkilere uzanan hikayesi hakkında hâlâ fazlaca azca şey biliyor olabilir.

Dolayısıyla Sedat Peker’in kim olduğu ve neler yapmış olduğu, anlattıkları kadar anlatmadıklarında da saklı.

Comments are closed.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More

Privacy & Cookies Policy