Sendikalı Starbucks mağazaları sıkı pazarlıkla karşı karşıya

0

[ad_1]

Joe Thompson, 20 Mayıs 2022'de Kaliforniya, Santa Cruz'da Starbucks'ın önünde duruyor. Sıradan bir görüntü haline geldi: Düzinelerce ABD mağazasında sendikalaşmak için yapılan başarılı oylamaların ardından sevinçli Starbucks işçileri.  Ancak kutlamalar sona erdiğinde, göz korkutucu bir engel kalır.  Sendikalı mağazalar, daha iyi ödeme ve daha güvenilir tarifeler gibi aradıkları değişiklikleri kazanmak için Starbucks'la oturup bir sözleşme müzakere etmelidir.  Ben (AP aracılığıyla Joe Thompson)

Joe Thompson, 20 Mayıs 2022’de Kaliforniya, Santa Cruz’da Starbucks’ın önünde duruyor. Basit bir görüntü haline geldi: Düzinelerce ABD mağazasında sendikalaşmak için meydana getirilen başarı göstermiş oylamaların arkasından neşeli Starbucks işçileri. Sadece kutlamalar sona erdiğinde, göz ürkütücü bir engel kalır. Sendikalı mağazalar, daha iyi ödeme ve daha güvenilir tarifeler şeklinde aradıkları değişimleri kazanmak için Starbucks’la oturup bir sözleşme görüşme etmelidir. Ben (AP vasıtasıyla Joe Thompson)

AP

Basit bir görünüm haline geldi: Skordan Starbucks işçileri, başarı göstermiş oylamaların arkasından düzinelerce ABD mağazasında sendikalaşmak için kutlama yapıyor.

Sadece kutlamalar sona erdiğinde, göz ürkütücü bir engel kalır: Daha iyi ödeme ve daha güvenilir tarifeler şeklinde aradıkları değişimleri kazanmak için sendikalı mağazaların Starbucks ile oturup bir sözleşme görüşme etmesi gerekir.

Seneler sürebilen zahmetli bir süreç.

Starbucks’ın küresel iletişimden görevli kıdemli başkan yardımcısı ve iş görüşmeleri esnasında şirketlere eski bir danışman olan AJ Jones, “Et pazarlık masasında” dedi.

Ulusal Emek harcama İlişkileri Kurulu’na gore, Starbucks’ın 9,000 şirket tarafınca işletilen ABD mağazasından minimum 85’i – 7.444 işçiyi temsil ediyor – Aralık ayından bu yana sendikalaşmaya oy verdi ve minimum 10 mağaza sendikayı reddetti. Daha birçok seçim yaklaşıyor; ABD genelinde minimum 268 mağaza NLRB’ye sendika seçimleri düzenlemesi için dilekçe verdi.

Emek harcama kurulu, bu 85 seçimden 64’ünü resmi olarak onayladığını ve bunun da Starbucks’ın sendikayla bu mağazalarda pazarlık yapması gerektiği anlamına geldiğini söylüyor. Şimdiye kadar yalnız üçü – ikisi Buffalo, New York’ta ve biri Mesa, Arizona’da – süreci başlattı; Sendikalı mağazaları temsil eden Workers United’a gore, pek fazlaca şahıs Starbucks ile müzakereye adım atmak için tarihler hakkında konuşuyor.

Tüm bunlar, Workers United ile sendikalaşmaya karşı çıkan Seattle kahve devi arasındaki gerilimler içinde yaşanıyor. NLRB şimdiden, işçileri sendika faaliyeti sebebiyle işten çıkarmak da dahil olmak suretiyle çeşitli iş kanunu ihlalleri sebebiyle Starbucks’a karşı 56 şikayette bulunmuş oldu. Starbucks, işçi örgütleyicilerinin bazı mağazalarda işçileri rahatsız etme edip sindirdiklerini söyleyerek sendikaya karşı iki şikayette bulunmuş oldu.

Uzun süreden beri sendika düşmanı olan Starbucks CEO’su Howard Schultz, Mayıs ayında bir şirket kazanç çağrısı esnasında firmanın Starbucks çalışanlarının haklarına saygı duyduğunu ve gerektiğinde pazarlık yapacağını söylemiş oldu. Sadece, Starbucks’ın sağlamış olduğu sınıfının en iyisi ücretleri ve yararları elde etmek için çalışanların bir sendikaya ihtiyacı olmadığı mevzusunda da ısrar etti.

Schultz, “Kazançlar ve avantajlar yöntemiyle başarıyı ortaklarımızla paylaşmak temel değerlerimiz arasındadır ve 50 senedir bu böyledir” dedi.

Schultz ondan sonra, eski çalışanlara zam ve yeni baristalar için daha çok eğitim süresi de dahil olmak suretiyle, sendika dışı mağazalar için 200 milyon dolarlık yeni yatırım yaptığını duyurdu. Şirket, bu senenin sonundan ilkin birliğin önceliklerinden kabul edilen kredi kartına bahşiş verme sözü bile verdi.

Schultz, federal iş kanununun firmanın bu yatırımları sendikalı mağazalarla otomatikman paylaşmasını yasakladığını söylemiş oldu. Sadece işçi uzmanları, bunun klasik bir sendika karşıtı taktik bulunduğunu ve Starbucks’ın pazarlık sürecinin bir parçası olarak yeni yararları kolayca sunabileceğini söylüyor.

Kısa sürede Kaliforniya, Santa Cruz’daki iki mağazada başarı göstermiş sendika seçimlerinin düzenlenmesine destek olan bir Starbucks işçisi olan Joe Thompson, duyurunun işçileri şaşırttığını ve üzdüğünü söylemiş oldu ve birçoğu için bir sendikaya duyulan ihtiyacın altını çizdi.

Thompson, “Sendika dışı mağazalardaki maddi koşulları iyileştirmekle kelimenin tam anlamıyla tehdit ediyorlar” dedi. “Fakat bu yararları herhangi bir noktada ellerinden alabilirler. Sözleşmemiz var ise, bu tarz şeyleri elimizden alamazlar.”

1987’de Starbucks çalışanlarının, bir avuç Seattle mağazasını temsil eden sendikaya oy verdikten yalnız iki yıl sonrasında onayını iptal etmek için oy kullandıklarında kanıtlandığı şeklinde, işçiler başarı göstermiş bir halde örgütlenseler bile, bunun kalıcı olacağının garantisi yok.

Sadece bu sefer Starbucks işçi organizatörleri, süreci sonuna kadar görmeye emin olduklarını söylüyorlar.

Buffalo’daki pazarlık masasında bulunan Starbucks çalışanı ve işçi organizatörü Jaz Brisack, ülke çapında daha çok mağazanın müzakereye adım atmak istediğini, sadece firmanın başlamakta yavaş bulunduğunu söylemiş oldu.

Starbucks, gecikmelerin kasıtlı olmadığını ve firmanın yalnız süreci takip ettiğini söylemiş oldu. Sözcü Reggie Borges, sendikanın Starbucks’ın istediği şeklinde bölgesel seçimler yerine mağaza mağaza sendika seçimlerinde ısrar etmesinin pazarlığın aksamasının bir sebebi bulunduğunu söylemiş oldu.

İşçi uzmanları, işverenlerin sendika kampanyalarının tesirini azaltmak için pazarlık sürecini uzatmasının yaygın bulunduğunu söylüyor.

Cornell’in ILR Okulu’ndaki işgücü eğitimi araştırması müdürü Kate Bronfenbrenner, 2009 yılındaki bir araştırmasında, sendikaların yarısından azının ilk sözleşmelerini seçimleri kazandıktan sonraki bir yıl içinde aldığını tespit etti. Bronfenbrenner bu sayıları güncelleme sürecinde fakat fazlaca azca şeyin değiştiğini söylüyor.

“Yönetim kurulunun pazarlığı zorlamak için yapabileceği hiçbir şey yok” dedi.

Brisack, Ocak ayında başlamış olan pazarlık oturumlarının iki yada üç haftada bir Zoom üstünden Starbucks çalışanları ve Workers United’dan bir temsilci, diğer yanda bölge müdürleri ve bölge liderleri de dahil olmak suretiyle Starbucks çalışanları ve avukatlarla yapıldığını söylemiş oldu.

Brisack, pazarlıkçıların işçilerle anket yaptığını ve önceliklerine gore sözleşme dili geliştirdiğini söylemiş oldu. Önerileri içinde işçileri işten çıkarmayı zorlaştıran “haklı sebep” dili, senelik yaşam maliyeti artışları, mağazalarda personel olmadığında fazladan iş icra eden çalışanlara tazminat ve müşterilerin kredi kartı satın alımlarına bahşiş eklemesine izin verme kabiliyeti.

Bir anlaşmaya varılırsa, muhtemelen öteki mağazalar için bir şablon haline gelecek, sadece mahalli gereksinimleri yansıtacak ince ayarlar yapılacak. Mesela, otomobile servis mağazaları değişik bir dile gerekseme duyar.

ABD iş kanunu, bir sözleşmeyi kabul etmek için bir son tarih belirlemez. Aslen, bir anlaşmaya varılmasını bile gerektirmez. Yalnız her iki tarafın da iyi niyetle pazarlık yapmasını gerektirir.

Cornell Üniversitesi’nde iş ve istihdam hukuku profesörü ve üniversitenin İşçi Enstitüsü’nün bilimsel nitelikli direktörü Risa Lieberwitz, “Yasaya genel yaklaşım, tarafları her ikisinin de yaşayabileceği bir anlaşmaya varmaya teşvik etmektir” dedi.

İki taraf bir çıkmaza girerse, bir arabulucu çağırabilir yada NLRB ile “fena niyetli” pazarlık suçlamasında bulunabilirler. Sadece Lieberwitz, bu sürecin vakit alıcı bulunduğunu ve “fena niyetli” pazarlığın yasal cezalarının zayıf bulunduğunu söylemiş oldu. NLRB, mesela, suçluya taktiklerini değiştirmesini emredebilir yada liderlerin yasaları çiğnediklerini açıkca kabul etmelerini isteyebilir. Mali cezalar yoktur.

Lieberwitz, sendikanın Starbucks’ı bir anlaşmaya varmaya zorlayabilecek bırakım yapma yetkisine haiz bulunduğunu söylemiş oldu. Sadece Starbucks ek olarak işçileri firmanın sendikasız en iyi şekilde çalıştığına ikna edebilir.

Springfield, Virginia’daki bir Starbucks’ta, işçilerin Nisan ayında 10’a 8’lik bir oylamayla sendikalaşmayı reddettiği vaka buydu. İşçi organizatörü ve barista Tim Swicord, mağazasının iyi çalıştığını ve işçilerin bunu değişiklik yapma riskini almak istemediklerini söylemiş oldu.

Swicord, meslektaşlarını dinlemek için birazcık vakit ayırdığını ve kısa sürede başka bir seçim hayata geçirmeye çalışmayacağını söylemiş oldu. Fakat gene de sendikayı destekliyor.

Swicord, “Bu uzun bir yol fakat biz yapbozun bir parçasıyız” dedi. “Bir halde uyum sağlayacağız.”

Leave A Reply