Suriye’nin son Ankara Büyükelçisi: Şam, Türkiye’den somut bir adım bekliyor

35 dakika ilkin

Mahmut Hamsici | BBC Türkçe

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve Suriye'nin son Ankara Büyükelçisi Nidal Kabalan

Kaynak, KABALAN

Suriye’nin eski Ankara Büyükelçisi Nidal Kabalan, Türkiye ile Suriye içinde yürütülmüş olduğu öne sürülen, ilişkilerin normalleşmesi sürecinde sınırı olan da olsa bir ilerleme bulunduğunu, gelinen noktada Şam’ın Türkiye’den somut bir adım beklediğini söylemiş oldu.

Şam’dan telefon yöntemiyle BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Kabalan, Suriye yönetiminin genel olarak normalleşmeden yana bulunduğunu, sadece bu mevzuda resmi bir izahat yapılmamasının bu beklentiyle ilgili bulunduğunu belirtti.

Kabalan, Suriye’nin Türkiye’den birçok talebi bulunduğunu sadece ilk aşamada Türkiye’deki Suriyeli muhalif TV kanallarının yayınlarının durdurulmasının mühim bir iyi niyet göstergesi olarak görüleceğini savundu.

Görüşmeler ne aşamada?

Reuters haber ajansı geçtiğimiz günlerde yayımladığı haberinde, Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan ve Suriyeli mevkidaşı Ali Memlük’ün son dönemde Şam’da görüşmeler yaptığını bildirdi.

Türkiye’de habere resmi kaynaklardan bir yalanlama gelmedi.

Özgürlük gazetesi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Şangay İşbirliği Örgütü’nün Semerkant zirvesinde yapmış olduğu bir konuşmada, “Keşke Esed Özbekistan’a gelseydi, görüşürdüm” söylediğini yazdı.

Bu iki haber Türkiye kamuoyunda, Ankara ile Şam arasındaki normalleşme süreci iddialarına dair tartışmaları derinleştirdi.

Kabalan, bu gelişmelerin Suriye’de de hem kamuoyunda hem de hükümet çevrelerinde dikkatle takip edildiğini belirtiyor.

Izahat ve gelişimleri değerlendiren Kabalan, iki ülke arasındaki normalleşme mevzusunda “Sınırı olan bir ilerleme bulunduğunu görüyorum” diyor.

Kabalan, Şam’ın mevzuyla ilgili hemen hemen resmi bir izahat yapmadığını şu sebeple Türkiye’den somut bir adım beklediğini belirtiyor ve “Tamamımız olayların iyi mi gelişeceğini, Erdoğan ve öteki Türk yetkililer tarafınca Suriye ile ilişkilerin tekrardan başlaması mevzusunda meydana getirilen açıklamaların somutlaşıp somutlaşmayacağını bekliyoruz” diye konuşuyor.

Eski büyükelçi, “Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi kesinlikle Suriye halkının ve Suriye devletinin çıkarınadır” diye ekliyor.

eski büyükelçi kabalan

Kaynak, KABALAN

‘Şartlar daha uygun’

Kabalan, günümüzde bölgedeki ve dünyadaki siyasal konjonktürün iki ülkenin normalleşmesi için daha uygun olduğu görüşünde.

“Dünya değişti” diyen Kabalan, hem Ukrayna savaşı hem de Orta Doğu’ya değiniyor:

“Kim bilir yeni bir dünya düzenini gözlemliyoruz. Ukrayna’daki harp birçok ülke üstünde etkide bulunmuş oldu. Bölgenin çeşitli parçalarında yaşanmış olan gerilimler ise daha ilkin oldukça daha sert bir tutum alan ülkeleri, yeni açılımlara ikna etti.

“Dolayısıyla koşullar bugün Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin tekrardan geliştirilmesi için daha uygun.

“Sadece Türkiye, Suriye’deki gerginliğin artışının bir parçasıydı. Dolayısıyla bu gerginliği azaltmaya başlamış olacak olan da Türkiye.”

Suriye’nin ilk aşamadaki talepleri neler?

Peki Kabalan’a nazaran Suriye’nin Türkiye’den beklentileri neler?

Şu talepleri aktarıyor Kabalan:

  • “İdlib Eyaleti’nin kontrolünün tamamen Suriye yönetimine geçmesi,
  • Halep-Lazkiye arasındaki M4 karayolunun kontrolünün gene yönetime verilmesi,
  • Suriyeli kurumlar ve kişilere yönelik yaptırımların kaldırılmasının sağlanması,
  • hem Türkiye hem de bölge ülkelerinin terörist olarak tanımladığı gruplara askeri, mali ve danışma desteğinin kesilmesi.”

“Bunlar Suriye’de pozitif yönde karşılanacak ve Şam bu adımlara kesinlikle karşılık verecektir.”

suriye haritası

Türk ordusunun Suriye’nin kuzeyindeki varlığına da karşı çıkan Kabalan, Türk tarafının bu bölgedeki, ‘terör örgütleri’ sıralamasında bulunan YPG benzer biçimde grupların ulusal güvenliğini tehdit etmesi sebebiyle Suriye’de etkinlik gösterdiği yolundaki argümanları hakkında ise şunları söylüyor:

“Suriye açısından bu bir ulusal güvenlik meselesidir. İster Kürt ister Arap ister Türkmen vs. olsun, tüm yasadışı grupların silahlı varlığına karşıyız. Terörizmin de net bir tanımına ihtiyacımız var.

“Erdoğan, Putin ve Reisi’nin Tahran’da katılmış olduğu son zirvede Suriye’nin toprak bütünlüğü vurgusu yapılmış oldu. Bu oldukça mühim ve buna ulaşmak için kapsamlı bir plana gereksinim var.

“Sınır güvenliği mevzusunun iki ülke açısından mühim bir geçmişi var. Ankara’da büyükelçilik görevini yürütürken Türk ve Suriyeli danışma görevlileri içinde sistemli bir şekilde üst düzey toplantılar olurdu.

“Suriye ile Türkiye içinde, Suriye’nin kuzeyinde terörist Kürt gruplarının kontrolü mevzusunda ciddi bir iş birliği vardı. Öncesinde de Adana anlaşması imzalanmıştı.”

‘Türkiye’nin TV yayınlarını durdurması Şam’da karşılık bulur’

Kabalan, Suriye’nin Türkiye’den çeşitli talepleri olmakla beraber bu ana taleplere kıyasla daha ufak bir somut adımın, Şam’da bir iyi niyet işareti olarak karşılanacağı ve buna pozitif yönde cevap verileceği kanısında.

Kabalan, bunun mesela Türkiye’deki muhalif Suriyeli TV kanallarının yayınlarının durdurulması olabileceğini korumak için çaba sarfediyor:

“Kişisel görüşüme nazaran Türkiye’nin, bu ülkede gösterim meydana getiren Suriyeli muhalif TV kanallarının çalışmasını durdurması ufak ve fazlaca uygulanabilir bir adım olur.

“Erdoğan, Mısır ile normalleşme sürecini başlattığında ülkedeki Müslüman Kardeşler’in TV kanallarının Mısır hükümeti ve liderini eleştirmelerini durdurmuştu. Ufak ve uygulanabilir bir adım gerilimin düşmesini sağlayabilir ve bu adım Şam’da kesinlikle oldukça iyi karşılanacaktır.”

İstanbul'dan yayın yapan Suriye TV

Kaynak, Getty Images

Göçmenlerin geri dönüşü mevzusuna yaklaşım iyi mi?

Kabalan, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki mühim gündem maddelerinden birinin Suriyeli göçmenlerin ülkelerini dönüşü olacağını belirtiyor.

Eski büyükelçiye nazaran Suriyelileri ağırlayan bölge ülkelerinden geri dönüşlerde Suriye ile hem bölge ülkeleri hem de internasyonal kurumların bir iş birliği yürütmesi gerektiği kanısında.

Suriyeli göçmenlerin değişik ülkelerde siyasal amaçlar için kullanıldığını öne devam eden Kabalan, “Türkiye’deki mültecilerin mühim bir kısmı dönmek istiyor” yorumunu yapıyor.

Sadece hem Birlemiş Milletler’e bağlı ajanlar hem de çeşitli internasyonal insan hakları örgütleri ise Suriye’deki şartların dönüş için olgunlaşmadığını korumak için çaba sarfediyor.

Kabalan, dönenlerin, vatanlarında çeşitli insan hakları ihlalleriyle karşılaştıkları yönündeki açıklamalara karşı çıkıyor:

“Suriyeli mültecilerin geri dönüşü mevzusunun yakın bir gelecekte halledilebileceğini düşünüyorum. Mültecilerin büyük bir bölümünün güvenli bir şekilde ülkelerine dönebileceğine inanıyorum. Bir tanesi yeni olmak suretiyle birçok af çıkartıldı. Suriye yönetiminin dönenleri tutuklandığı propagandası yapılıyor. Yüzbinlerce insanoğlunun döndüğünü ve tabanca taşımış kişilerin dahi düzgüsel yurttaşlar olmayı kabul ederek döndüğünü biliyorum.”

Kabalan, “militan, tutucu gruplar” olarak tarif etmiş olduğu gruplarla ise diyaloğun mümkün olmadığı söylüyor.

‘Normalleşme iki ülkenin de çıkarına’

Sınır güvenliğine sık sık vurgu meydana getiren Kabalan, 12 senelik sürecin iki ülkeye de ekonomik ve politik olarak zararlar verdiğini belirtiyor.

Eski büyükelçi normalleşmenin iki ülkenin de ulusal çıkarlarının gereği bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor.

Kabalan, ilişkilerin gerçek anlamda normalleşmesi ve büyükelçiliklerin açılması aşamasına geçilmesi için ise zamana gereksinim bulunduğunu söylüyor.

Comments are closed.